You are here
Türk imamlar casusluk mu yaptı? Genel 

Türk imamlar casusluk mu yaptı?

DİTİB’te görevli üç imamın, Tebessüm Eden destekçileri hakkında Ankara’yı bilgilendirmesi, Almanya’da “casusluk” suçlamalarını alevlendirdi. DİTİB Genel Sekreteri suçlamaları reddetti ve bu imamların hata yaptığını kaydetti.

'Rusya, tehditkar bir adam tarafından yönetilen küresel bir tehdit' 'Rusya, tehditkar bir adam tarafından yönetilen küresel bir tehdit'

‘Rusya, tehditkar bir adam tarafından yönetilen küresel bir tehdit’

Mavi Marmara davasının gerekçeli kararı açıklandı Mavi Marmara davasının gerekçeli kararı açıklandı

Mavi Marmara davasının gerekçeli kararı açıklandı

Almanya’da Diyanet İşleri Türk- İslam Birliği (DİTİB) camilerinde görevli üç imamın, Fethullah Gülümseyen yapılanmasıyla ilgili Ankara’ya bilgi notları gönderdiği DİTİB kadar doğrulandı.

DW Türkçe’nin sorularını yanıtlayan DİTİB Genel Sekreteri Bekir Alboğa, bu imamların kusur yaptığını, bundan endişe duyduklarını söylerken, imamlara yöneltilen “casusluk” suçlamalarını ise reddetti.

Alboğa’nın açıklamalarını yeterli bulmayan Alman siyasetçiler ise iddiaların daha detaylı bir şekilde araştırılmasını talep ediyor. 

Sol Parti’den sınır dışı çıkışı

DW Türkçe’ye konuşan Sol Parti’nin Federal Meclis Grup Başkanı Sahra Wagenknecht, “Erdoğan’ın ajanları hudut dışı edilmeli” dedi.

“Türk ajanlarının, Almanya’da dini özgürlükleri istismar ederek bir diktatörlük olan Erdoğan rejimine çalışmaları bir skandaldır” diyen Wagenknecht sözlerini şöyle sürdürdü: “DİTİB imamlarıyla ilgili bu itiraf üzerine bundan böyle İçişleri Bakanlığı’nın harekete geçmesi gerekmekte. DİTİB ile işbirliğine derhal son verilmeli. Türk despotun DİTİB temsilcileri yoluyla okullarımızın sınıflarına kadar girmesine izin verilemez. Sol Parti, Erdoğan’ın ajanlarının hudut dışı edilmesini istek etmektedir.”

Beck: Diyanet için istihbarat faaliyeti

Muhalefetteki Yeşiller Partisi’nin milletvekillerinden Volker Beck ise, “DİTİB’de yanlışlıkla casusluk mu yapılıyor? Bu iddiayı realist bulmuyorum” diyerek Alboğa’nın açıklamalarını eleştirdi.

DİTİB imamlarına yöneltilen casusluk iddiaları üzerine geçen ay Federal Başsavcılık’a suç duyurusunda yer alan Beck, iddialarda adı geçen şahısların isimlerinin DİTİB kadar başsavcılığa verilmesini istedi. Alman millektvekili, “DİTİB’deki casusluk, Ulusal İstihbarat Teşkilatı için yok Diyanet İşleri Başkanlığı için bir istihbarat faaliyeti gibi görünüyor. İstihbarat örgütü olmadan istihbarat örgütü gibi hareket eden egemen bir inşa söz konusu” görüşünü dile getirdi.

Alboğa: Casusluk yok, imamların hatası

DİTİB Genel Sekreteri Bekir Alboğa, casusluk iddialarının gerçeği yansıtmadığını söylerken, “1000 imamdan sadece üç imam, bir kusur sonucu, iyi bir şey yaptıklarını düşünerek, muhatap olmadıkları bir konuda kendilerini muhatap zannedip bilgi paylaşmışlar” dedi.

DİTİB’in haksız suçlamalarla karşı karşıya kaldığını, böyle bir olayın yaşanmış olmasından endişe duyduklarını söyleyen Alboğa, olayın şu şekilde gerçekleştiğini anlattı:  “Diyanet İşleri Başkanlığı Dışişleri Dairesi Başkanı,  9. Avrasya İslam Şurası’nda radikalizm ile çaba ile ilgili bir sunum yapmaya hazırlandığı sırada, veri biriktirmek amacıyla din ataşelerine yazı gönderiyor. Orta Asya’da bildiğiniz üzere FETÖ hareketi fazla yaygın olduğu için bu konuda oluşturacağı sunum için veri biriktirmek istiyor. Ataşelere giden yazı bazı imamlarımızın eline geçiyor. Kendilerini muhatap görmüş iyi bir şey yaptıklarını düşünerek, bilgilendirme nedeniyle bulundukları yerlerdeki dershaneler ile oralarda hizmet verenlerin isimlerini data olarak göndermişler.”

Türkiye’deki Diyanet İşleri Başkanlığı göre, Almanya’da DİTİB’e iletilmiş yazılmış, resmi bir bilgilendirme talebinin olmadığının altını çizen Alboğa şöyle devam etti: “Bize Diyanet’ten böyle bir talep gelmiyor zaten. Fakat buna karşın biz konuyla ilgili data sahibi olur olmaz imamlarımıza, görevlilerimize ‘bu işin muhatabı siz değilsiniz, biz DİTİB olarak bu konuda bir şey yapmayacağız’ dedik. Bu mesajımızın ulaşmadığı üç imamız iyi bir şey yaptıklarını zannederek kendilerini muhatap görerek veri göndermişler. Fakat bu herhangi bir istihbarat etkinlik yok. Devlete, devletin kurumlarına istihbarat amaçlı gönderilmiş bilgiler yok, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bilgi toplama arzusuna kendilerini muhatap görüp data paylaşmışlar. Manâlı olan nokta şu: Diyanet bizden böyle bir talepte bulunmadı. Biz DİTİB olarak, camilerimizde çalışan görevlilerimizden böyle bir talepte bulunmadık. Bu bizim işimiz değil, bir din görevlisinin görevi zaten emin. İşimiz namaz kıldırmak, öğrencilere kuran bilgi vermek, cemaate İslam’ı anlatmak, cenaze namazı kıldırmak, nikâh kıymak. Bunlar dıştan bir görevi yoktur.”

İmamların sınır dışı edilmesi çağrıları yükselirken Berlin kulislerinde ilgili üç imamın Almanya’daki görevlerine son verilmesi gerektiği tartma kazanıyor. DİTİB ise bu konuda sessizliğini koruyor. Alboğa, yönetim kurulunda atılacak adımların istişare edilmekte olduğunu belirterek, “önümüzdeki günlerde atılacak adımlar konusunda kamuoyunu bilgilendireceğiz” demekle yetindi.

“Dini cemaat karakterimizi korumakta kararlıyız”

Almanya genelinde yaklaşık 900 cami derneğini bir araya getiren DİTİB, dinler arası diyalog ve ahenk konularındaki faaliyetleriyle ülkedeki en büyük İslami kuruluş.

DİTİB’in bir Alman kuruluşu olduğunu, Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı ile paydaş olarak birlikte çalıştıklarını söyleyen Alboğa, “Biz bir Alman çatı örgütüyüz. Her siyasi partiye eşdeğer mesafedeyiz. Herhangi bir siyasi partinin propagandasını katiyen yapmadık, dini cemaat karakterimizi korumakta kararlıyız” görüşünü kaydetti.

DİTİB’in uyum konusunda büyük çabalar gösterdiğini, kamuoyunda haksız eleştirilerle karşısında karşıya kalmaktan dolayı üzgün olduklarını bildiren Alboğa, şunları kaydetti:

“Radikalizm konusundaki hassasiyetimizde herhangi bir azalma olmadı. Hutbelerimize, din görevlilerimizin vaazlarına dikkat ediyoruz. Bertelsmann Vakfı’nın yayınlamış olduğu araştırmaya tarafından Almanya’da yaşayan Sünni Müslümanların yüzde 88’i demokrasiyi en içten siyasi sistem olarak görmekte. Böyle bir neticenin alınmasında DİTİB camilerindeki hizmetin koskocoman bir payı vardır.”

“Kapılarımız herkese açık”

DİTİB, Almanya’da dernekler yasasına yan olarak faaliyet gösterse de, Türkiye’deki Diyanet İşleri Başkanlığı’nın DİTİB üzerindeki etkisi, Alman siyasetçilerin sert eleştirilerine yol açıyor. Alman siyasiler, Türkiye’deki siyasi tartışmaların ve gerilimlerin, DİTİB üzerinden Almanya’ya yansımasından da endişe duyuyor.  15 Temmuz darbe girişiminden sonra Türkiye’nin terör örgütü duyuru ettiği Güler Yüzlü hareketinin Almanya’daki mensupları, son aylarda DİTİB camilerine alınmadıklarını ve gaye alındılarını söylüyor.

Alboğa, suçlamaların gerçek dışı olduğunu ifade ederken, “Herkes camilerimize gelip, ibadet yapabilir. Bizim camilerimiz ziyaret etmek ya da namaz kılmak isteyen herkese kapıları açık mabetlerdir” dedi.

Yaptıkları hizmet içi eğitim programlarda imamları bilinçlendirdiklerini anlatan Alboğa, “Bu programlarda toplumda tartışılan konuları gündeme getirerek imamlarımızın bugüne dek olduğu gibi bundan sonradan da alıngan olmalarını, siyasi konularda camilerimizi istismar etmek isteyenlere karşısında titiz olmaları gerektiğini aktarıyoruz” dedi.

öne çıkanlar

Ozan Tufan: Açlıktan ölüyorum

Demet Akalın: İçimizi dağladınız

Related posts

Leave a Comment