09 Mayıs 2012 Çarşamba
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kemal Kılıçdaroğlu: Devlet kurumları Erdoğanın tetikçisi oldu
14 Şubat 2012 Salı 14:33

Kemal Kılıçdaroğlu: Devlet kurumları Erdoğan'ın tetikçisi oldu

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan’ın devletin bazı kurumlarını kendi tetikçisi haline getirdiğini söyledi.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan’ın devletin bazı kurumlarını kendi tetikçisi haline getirdiğini söyledi.“Gayrimeşru hale gelmiş bir devleti uzun süre ayakta tutamazsınız. Bir devlet illegal olabilir mi? Devlet dediğiniz meşrudur, hukuktur” dedi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından öne çıkan bölümler şöyle: -89 yıl önce Cumhuriyet'i kurduk. Yurdun her karışı şehit kanıyla sulandı. Hitabe bütün bunların özetidir. Biz otokrasi miyiz? Yargıçlar devleti miyiz? Polis devleti miyiz? Bunlar tartışılıyor. Ama iki gerçek tartışılmıyor. Demokrasi ciddi darbelerle sarsılıyor, hukukun üstünlüğü ayaklar altına alınmıştır. Bu iki gerçek tartışılmıyor. 89 yılda geldiğimiz nokta budur. -Geldiğimiz nokta içler acısı. Geldiğimiz nokta demokrasi değil, post-modern dikta yönetimidir. 10 yılda buraya geldik. 10 yılda geldiğimiz nokta kolu kanadı kırılmış bir demokrasi. -Demokrasinin kurumları utançlara imza atmaz. İnsanlar haklarını yargıda ararlar. Halkın güvencesi hukukun üstünlüğü ve bağımsız yargıdır. Post-modern diktatörlüğe AKP'nin becerensizliğiyle geldik. Çatırdayan bir devletle karşı karşıyayız. -Başbakan benden yana olanlar benden yana olmayanlar diye ayrım yaptı. Şimdi de benden yana olan devlet kurumları diyor. Sayın Erdoğan, devletin bazı kurumlarını kendi tetikçisi haline getirdi. Tetikçi yaparsan, yarın bu tetiklerin kime döndüğünü hesap edemezsin. O namlular yarın sana dönecektir. -"Suça bulaşmadan örgüte sızmak mümkün değildir" diyor bir bakan. Suça bulaşmayı meşru hale getiriyor. Bu bilgisiz arkadaşa, cahil arkadaşa şunu söylemek isterim: Devlet meşru bir kurumdur. Meşru bir yapıdır ki insanlar haklarını yargıda arıyor. Devletin kurumları illegal yapının bir parçası olsun diyorsun. Bu başbakan yardımcısı ishal-i kelamda bulunmuştur. -Ben o arkadaşa şunu soruyorum: Suça bulaşmadan kabineye girmek mümkün mü, değil mi? Çete mantığıyla yönetirseniz size bu soruyu sorarlar. -Buradan sayın Başbakana sesleniyorum: Siyasi hayatının en büyük hatasını yapmak üzeresin. Siz kalkıp özel temsilcinizi savcıların elinden kurtarmak için bir yasa getirebilirsiniz. Bu sağlıklı bir yasa değil. Bu devleti illegal konuma taşıyacak bir düzenlemedir. Özel bir görev için görevlendirdiğin kişileri biz biliyoruz. Ama bunların kurtarayım derken, devleti gayrimeşru hale getiriyorsun. Bu sorumluluğa katlanacaksın. -MİT mensuplarının veya Başbakan tarafından özel bir görevi ifa etmek için görevlendirilenlerin kim bunlar belli değil. Görevlerini yerine getirirken, görevi niteliğinden dolayı işledikleri iddia edilen suçlardan dolayı soruşturma açılmayacak. Ağır Ceza Mahkemesi'nin haklarında soruşturma açması Başbakan tarafından izne alınacak. -Bu durumda Başbakan tarafından yönetilen bir çete akıllara geliyor. Çeteleri kim atayacak? Başbakan... Hangi demokraside bir Başbakana çete kurma yetkisi verildiği görülmüş? -Görevleri suç işleme yetkisine sahip olup, gönüllerinde davranma güvencesi veriliyor. Milletvekillerine verilmeyen bir dokunulmazlık bu çeteye veriliyor. Milletvekili dokunulmazlıkları kalksın diyoruz. Şimdi bu çeteye daha fazla dokunulmazlık veriyorlar. Veren kim bir çete reisi... -Cumhurbaşkanı'nın dokunulmazlığı var ama vatan hainliği durumunda hakkında soruşturma açılabilir. Ancak bu çeteye vatan hainliği suçuyla bile dava açılamayacak. Cumhurbaşkanı'ndan da dokunulmaz olacaklar. -Başbakan çetesine gidip şunu diyebilir: Gidin Cumhurbaşkanı'nı öldürün diyebilecek. Kimse de hakkında soruşturma açamayacak.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.